Nisan 19, 2007 · Kategori: video
İzlerken Hayran kaldığımı dile getirmek isterim.
galiba oldu.
İzlerken Hayran kaldığımı dile getirmek isterim.
Bloglar Yarışıyor Adlı Blog Sitesinde Halkın Oylaması Sonucu Yapılan Yarışmada Çıkan Sonuçlar:
En iyi tasarım ödülü : canxl.blogcu.com
En iyi içerik ödülü : hakdili.blogcu.com
Bize oy kullanan ve bizi takip eden herkeze teşekkür ederiz.
Yeni tasarımımız hakkında ise bu yazıya düşüncelerini yazabilirsiniz.
Yıl: 1965
"Karşıma âniden çıkınca ziyâdesiyle şaşakaldım. Nasıl bir edâ
takınacağıma hükûm veremedim, âdetâ vecde geldim. Buna mukâbil az bir
müddet sonra kendime gelir gibi oldum, yüzünde beni fevkalâde
rahatlatan bir tebessüm vardı.Üstümü başımı toparladım, kendinden emin
bir sesle 'akşam-ı şerifleriniz hayrolsun' dedim."
Yıl: 1975
"Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım.Ne yapacağıma karar veremedim,
heyecandan ayaklarım titredi. Ama çok geçmeden kendime gelir gibi
oldum, yüzünde beni rahatlatan bir gülümseme vardı. Üstüme çeki düzen
verdim, kendinden emin bir sesle 'iyi akşamlar' dedim."
Yıl: 1985
"Karşıma âniden çıkınca fevkalâde şaşırdım. Nitekim ne yapacağıma hükûm
veremedim, heyecandan ayaklarım titredi. Amma ve lâkin kısa bir süre
sonra kendime gelir gibi oldum, nitekim yüzünde beni ferahlatan bir
tebessüm vardı. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle
'hayırlı akşamlar' dedim."
Yıl: 1995
"Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım. Fenâ hâlde kal geldi yâni.
Ama bu iş bizi bozar dedim. Baktım o da bana bakıyor, bu iş tamamdır
dedim. Manitayı tavlamak için doğruldum, artistik bir sesle 'selâm'
dedim."
Yıl: 2006
"Âbi onu karşımda öyle görünce çüş falan oldum yâni. Oğlum bu iş bizi
kasar dedim, fenâ göçeriz dedim, enjoy durumları yâni. Ama concon muyum
ki ben, baktım ki o da bana kesik. Sarıl oğlum dedim, bu manita senin..
'Hav ar yu yavrum?'
Yıl: 2026
"Ven ay vaz si hör, ben çok yâni öyle işte birden. Off, ay dont nov âbi
yaa. Ama o da bana öyle baktı, if so âşık len bu manita. 'Hay beybi..'"
turkcedunya

Festival hakkında daha ayrıntılı bilgi için:
http://www.iksv.org/film
Bugünlerde koro halinde yükselen ‘istemezük’ sesleri kulağınıza kadar gelmiştir. Duymayanlar için hatırlatalım: Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç’un bir süre önce İstanbul’un en önemli kültür merkezlerinden biri olan Atatürk Kültür Merkezi’nin yıkılıp yerine daha modern ve işlevsel bir kompleks yapılacağını açıklamasıyla sesler yükseliverdi. Koç’un gerekçesi, AKM’nin ‘hantal’lığı, ‘eski’mişliği ve ‘işlevsel olmayışı’na dayanıyordu. Bu yapının yıkılarak yerine Lütfi Kırdar Kongre Sarayı örneğinde olduğu gibi daha modern ve işlevsel bir kültür merkezi yapılması arzulanıyordu. Önceki gün AKM önünde toplanan müzik ve tiyatro dünyasının ünlü isimlerinin de öncülük ettiği kalabalık, çalıp oynamakla kalmadı; bakanın gerekçesine ve yapının geleceğine yönelik planlarına bakmadan ‘yıktırmayız’, ‘cesedimizi çiğnemeden kimse burayı yıkamaz’ türünden söylemlere girişti. Toplumun belirli bir kesimlerinden zaman zaman yükselen ‘istemezük’ sloganları sayesinde AKM’nin yıkılıp yerine daha ‘modern’ ve ‘işlevsel’ bir yapı yapılması konusu memleket meselesine döndü.
AKM önünde atılan ‘istemezük’ sloganları, usta gazeteci Rauf Tamer’in Tercüman gazetesinde (eski Tercüman) sayısız kere kaleme aldığı köşe yazılarını akla getirdi. Rauf Tamer, AKM konusunda ne düşünüyor; bilinmez ancak “Karma sekmez virajlardan otoyollara, mutfaktaki telli dolaplardan buzdolaplarına” şeklinde tekerleme tadında başlayan yazıları, üzerinden bunca yıl geçmesine rağmen okurlarının hâlâ hafızalarında. Gerçi Tamer, artık yazılarında ‘hit’ olan bu cümleleri kurmuyor, ancak ‘istemezük’ tayfasına zaman zaman göndermeler yapıyor: “Biz sizi dinleseydik:
- Otoyolları yapamayacaktık.
- Köprüleri, barajları, fabrikaları kuramayacaktık.
- Renkli televizyonlara geçemeyecektik, tek kanalda kalıp hâlâ pinekleyecektik. Söyleyin bakalım: Kambiyo Mevzuatı eski haline dönsün ister misiniz? Cebinizde 10 dolar bulunsa yine suç olsun, var mısınız? Bilirim ki yoksunuz. İstemezük, dediğiniz ne varsa, hepsi oldu bitti. Bitince de sizi mutlu etti. Şimdi 3’üncü köprü, 5’inci köprü falan istiyorsunuz. Allah iyiliğinizi versin. Allah sizden razı olsun. İyi ki varsınız. Ne dediyseniz tersini yaparak hep doğru yol’u bulduk. Şimdi de öyle olacak.”
Bilmeden, tanımadan, görmeden her şeye karşı çıkmak Türk toplumunun en önemli reflekslerinden biri. Bu konuda Osmanlı’dan bugüne kadar sayısız olay mevcut. Mesela matbaanın icadı. Matbaanın kullanımına ‘istemezük’ diyerek uzun süre direndi dönemin ‘entelektüel’ ve aydınları. ‘İstemezük’leri, nedense tarihte en fazla Yeniçeriler kullandı. Her reforma karşıydılar, eğer sevmedikleri biri sadrazam olmuşsa ‘istemezük’ diye meydanlara inmeyi alışkanlık haline getirmişlerdi. Tıpkı matbaanın icadı gibi yakın dönemde Boğaz Köprüsü’nün yapımına da yine aynı zihniyet uzun süre karşı çıktı. Ne gerek vardı bunca masrafa? Onlara göre köprü yapılırsa onca vapur çalışanı aç kalacaktı! Bu örnekleri çoğaltmak mümkün, ama kısa keselim...
Nelere ‘İstemezük’ dendi?
Matbaanın icadı, fesin kullanımı, Nizam-ı Cedid Ordusu’nun kurulması, Tanzimat Fermanı, Vatan Caddesi, Boğaz Köprüsü, otoyollar (otoban), özelleştirmeler, renkli televizyonlar, yabancı turist, arabesk müzik, hipermarketler, Kürtçe şarkı, barajalar, nükleer santrallar, Kıbrıs’ta çözüm, Türkiye’nin AB’ye girmesi, İstanbul Şehir Hatları Vapurları’nın belediyeye devri, özel okullar, yabancı sermaye, Papa’nın Türkiye ziyareti.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
ABD'de yayımlanan bir rapora göre, Hollywood'un geleceği tehlikede. Los
Angeles Bölgesi Ekonomik Kalkınma Kuruluşu'nun raporunda sinema
izleyicilerinin sayısının azaldığı, DVD satışlarının da düştüğü
hatırlatılıyor. Kuruluş Hollywood'un sıkıntılarının sinema biletlerinin
fazlasıyla pahalanmasına, DVD korsanlığının artmasına ve bilgisayar
oyunlarının yaygınlaşmasına bağlıyor. 2005'in gişe hasılatları, geçen
yıla göre şimdiden 500 milyon dolar düşmüş durumda. Hollywood'un yıllık
cirosu halen 28 milyar dolar civarında seyrediyor.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

"blogcu" lar aleminde yeni bir uygulama olan bloglaryarisiyor 'a katılmış ve en iyi tasarım adayı olarak aday listesinde yerimiz almış bulunmaktayız. eğer beni ve tasarımı takdire şayan buluyorsanız lehimize oy kullanmanızdan memnuniyet duyarım. diğer adaylara başarılar diler hak edenin kazanmasını temenni ederiz.
Uluslararası Dil Öğretim Derneği tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen Uluslararası Türkçe Olimpiyatları, on gün boyunca renkli görüntülere sahne olacak. Amerika’dan Vietnam’a, Brezilya’dan Tanzanya’ya kadar 100 ülkeden gelen 500 yabancı öğrenci, şiir, şarkı, sunum, makale ve temel Türkçe becerileriyle yarışacak.
24 Mayıs – 3 Haziran tarihlerinde yarışma bölümü Ankara Kızılcahamam’da, finali de İstanbul’da yapılacak olan 5. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’na ön müracaatta bulunan ülkeler sırasıyla, ABD, Afganistan, Almanya, Arjantin, Arnavutluk, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan Bangladeş, Belarus, Belçika, Bosna Hersek, Brezilya, Bulgaristan, Burkina Faso, Brezilya, Cezayir, Çad, Çek Cumhuriyeti, Çin, Danimarka, Endonezya, Etiyopya, Fas, Filipinler, Finlandiya, Fransa, Gana, Gine, Güney Afrika, Güney Kore, Gürcistan, Hindistan, Hollanda, Irak, İngiltere, İran, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, Japonya, Kamboçya, Kamerun, Kanada, Kazakistan, Kenya, Kırgızistan, Kolombiya, Kongo, Kosova, Laos, Letonya , Litvanya, Lübnan, Macaristan, Madagaskar, Makedonya, Malavi, Malezya, Mali, Meksika, Mısır, Moğolistan, Moldova, Moritanya, Mozambik, Myanmar(Burma), Nahçivan Ö.C., Nepal, Nijerya, Norveç, Orta Afrika Cumhuriyeti, Özbekistan, Pakistan, Papua Yeni Gine, Polonya, Romanya, Rusya Federasyonu, Senegal, Sırbistan, Singapur, Slovenya, Srilanka, Sudan, Suriye, Suudi Arabistan, Şili, Tacikistan, Tanzanya, Tayland, Tayvan, Tunus, Türkmenistan, Uganda, Ukrayna, Ürdün, Vietnam, Yemen, Yeni Zelanda ve Yunanistan. Birinci Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nda 17 ülke, ikincisinde 24 ülke, üçüncüsünde 41 ülke ve dördüncüsünde 83 ülke ağırlayan Türkiye, bu yıl da Uluslararası Türkçe Olimpiyatlarında 100 ülkeyi ağırlayacak.
TÜRKİYE’DE 500ÖĞRENCİ DERECEYE GİREBİLMEK İÇİN TER DÖKECEK
Türkiye’deki yarışma için tam bir yıldır hazırlanan binlerce öğrenci arasında seçilen 500 yarışmacı, kendi ülkelerinde de bir dizi sınav ve yarışma sonrasında seçilen öğrencilerden oluşuyor. 13-21 yaş arası öğrencilere açık olan yarışma, ülkesinde öğrenim gördüğü dilin dışında yabancı dil olarak Türkçeyi seçmiş olanlara açık. Ülkesini temsil edecek öğrencinin, önce sınıf, ardından okul, son olarak da okullar arası düzenlenen Türkçe yarışmasında ülkesinde birinciliği kazanmış olması gerekiyor. Ülkeler, tek öğrenciyle katılabildiği gibi takım halinde de yarışmaya katılabiliyor. Ekim ayı itibariyle başlayan yarışma hazırlıkları Nisan – Mayıs aylarında sonuçlanıyor ve Türkiye’de düzenlenen olimpiyatlarla birlikte son buluyor. Yarışmacılar www.turkceolimpiyatlari.org adresi üzerinden kayıtlarını yaptırıyorlar.
Final gecesi İstanbul’da yapılacak olan 5. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Konuşma Yarışması, Yazma Yarışması, Şiir Yarışması, Şarkı Yarışması, Sunum Yarışması, Genel Kültür Yarışması, Özel Beceriler Yarışması, Üniversite Öğrencileri için Makale Yarışması, Ülke Tanıtım Stantları Yarışması olmak üzere dokuz kategoride gerçekleştirilecek. Konuşma ve Yazma Yarışmaları kendi içinde 6 dil seviyesinde yapılacak. Bu dil seviyeleri Temel Seviye Yabancı Dil Türkçe, Temel Seviye 2. Yabancı Dil Türkçe, Temel Seviye Türkiye Türkçesi, Orta Seviye Türkçe, İleri Seviye Türkçe, Ana Dil Türkçe Kategorilerinden oluşuyor. Değerlendirmelerin bilimsel ve popüler jüri tarafından yapılacağı yarışmalarda dereceye giren öğrencilere madalya ve para ödülü verilecek.
ULUSAL VE ULUSLARARASI KURUMLAR TARAFINDAN DESTEKLENİYOR
Türkçeyi dünyada hak ettiği konuma getirmek, dilimizin daha yaygın bir şekilde kullanılmasını sağlamak ve Türkçeyi en iyi öğrenenleri ödüllendirmek amacıyla 2003 yılından beri düzenlenen Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Milli Eğitim Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu, Atatürk Kültür Merkezi, UNESCO ve TİKA tarafından destekleniyor.
Türkçe Olimpiyatları, başladığı günden bu yana katılan ülke sayısının artması nedeniyle bir çığ gibi büyüyor. 2003 yılında 17 ülkeyle başlayan ve bugün 100 ülkeye ulaşan yarışmacı ülke sayısı her geçen yıl artıyor. Dilini öğrendikleri ülkeyi gören ve insanlarıyla kaynaşan yüzlerce öğrenci ve öğretmen, ülkelerine dönerken beraberinde tatlı anılar da götürüyorlar. İşte bu nedenden dolayı Türkçe Olimpiyatları, Türkiye’nin tanıtımında da büyük rol üstleniyor.
İSTANBUL’DA KÜLTÜR ŞÖLENİ
Türkiye’ye kafileler halinde gelecek olan yarışmacı öğrenciler, Ankara Kızılcahamam’da konaklayacak ve buradaki jüri tarafından çeşitli kategorilerde sınavlardan geçirilecekler. Daha sonra İstanbul’a gelecek olan yarışmacı öğrenciler, ülke stantlarının bulunduğu kültür şöleninde ülkelerinin kültürlerini sunacaklar. Tüm okullardan ve İstanbul genelinden 150 binin üzerinde ziyaretçinin gelmesi hedeflenen şölen iki gün sürecek. Özel jürinin ve halk jürisinin değerlendirdiği şölen sonunda orijinallik, zenginlik, görsellik, halk oylaması, tanıtım ve etkinlik dallarında ülkelere 1000’er YTL ödül dağıtılacak.
Yarışmaya katılan ülkelerin büyükelçileri ve devlet erkânından isimlerin de katılacağı final gecesi öncesinde tüm Türkiye, 5. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları posterleriyle donatılacak. Otobüs duraklarından billboardlara, otobüs ve tramvaylardan üst geçitlere kadar ülke genelinde pek çok yerde 5. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nın posterleri olacak.
5. ULUSLARARASI TÜRKÇE OLİMPİYATLARI İLKLERİ
- Yarışmacılara Meclis Özel Ödülü: 2006’da gerçekleştirilen final ve ödül töreninde konuşan Meclis Başkanımız Sayın Bülent Arınç’ın sözü üzerine 5. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nda TBMM de yarışmacılara özel bir ödül verecek.
- Olimpiyat Belgeseli: Olimpiyatın perde arkasındaki öğretmenlerin, dünyanın dört bir köşesindeki öğrencilerin hazırlık sürecinin, Türkiye’deki yarışmaların ve muhteşem final organizasyonunun anlatılacağı olimpiyat belgeseli hem 500 bin adet basılıp satışa sunulacak, hem de en az iki ulusal televizyonda yayınlanacak.
- Olimpiyat Hatıra Ormanı: Ankara Kızılcahamam’da 2006’dan itibaren her yıl katılan tüm ülkelerin birer ağaç dikerek genişleteceği bir hatıra ormanı oluşturulacak. Her yıl yapılan ağaç dikiminde o senenin ana sponsorunun logosunun yer aldığı bir tabela da dikilecek.
- Dünya Barış Korosu: 100 ülkeden yarışmacıların katılımıyla oluşturulacak olan Dünya Barış Korosu ‘Olimpiyat Şarkısı’ dahil olmak üzere Türk müziğinin seçkin parçalardan oluşan bir repertuar seslendirecek. CD’ler 82 NT mağazasında yurt çapında satışa sunulacak.
- Ünlü Jüri Üyeleri: Alanında isim yapmış 10 Türkolog hem yarışmaların bilimsel jürisinde üye olarak, hem de olimpiyatlar boyunca düzenlenecek sempozyumlarda konuşmacı olarak ülkemize gelecek.
- SMS ile halk oylaması: İki ulusal televizyon kanalında canlı yayınlanacak final gecesi öncesinde şarkı ve şiir dallarında finale kalan yarışmacılar SMS yoluyla halktan da oy toplayacak.
« Önceki ::